Glokom ve göz içi basıncı hakkında bilgilendirici rehber
Göz tansiyonu, tıbbi adıyla glokom, göz içi basıncının artması veya optik sinirin bu basınca hassas olması sonucu ortaya çıkabilen bir göz hastalığıdır.
Göz içinde bulunan sıvıların oluşturduğu basınç belirli bir seviyede olmalıdır. Bu basınç normal sınırların üzerine çıktığında veya optik sinir bu basınca karşı hassas olduğunda görme sinirinde hasar oluşabilir.
Glokom, dünyada görme kaybına yol açabilen önemli göz hastalıklarından biridir ve çoğu zaman erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri erken tanı açısından büyük önem taşır.
Göz içi basıncı genellikle milimetre cıva (mmHg) birimi ile ölçülür. Birçok ülkede 21 mmHg üzerindeki değerler glokom açısından dikkatle değerlendirilir. Ancak bazı kişilerde 18–19 mmHg gibi daha düşük değerlerde de glokom gelişebilir.
Glokomda temel problem optik sinirin zarar görmesidir. Optik sinir, gözde oluşan görüntüleri beyne taşıyan sinir yapısıdır. Bu sinirde oluşabilecek hasar, görsel bilgilerin beyne iletilmesini zorlaştırabilir.
Tedavi edilmediği durumlarda glokom:
neden olabilir. Glokomun ilerlemesi genellikle yavaş ve fark edilmeden gerçekleşebilir, bu nedenle erken teşhis büyük önem taşır.
Glokom çoğu zaman erken evrede belirgin şikayet oluşturmayabilir. Bu nedenle birçok kişi hastalığı rutin göz muayenesi sırasında öğrenebilir. İlerleyen dönemlerde görülebilecek bazı belirtiler şunlardır:
Glokom ilerledikçe görme alanındaki daralma daha belirgin hale gelebilir.
Glokom tanısı için göz doktoru tarafından yapılan çeşitli muayene ve testler kullanılır.
Tonometri adı verilen yöntem ile göz içi basıncı ölçülür.
Bilgisayarlı görme alanı testi, görme alanında daralma olup olmadığını değerlendirmek için kullanılır.
Göz doktoru optik siniri inceleyerek sinirde oluşabilecek değişiklikleri takip eder. Optik sinirde görülen çukurlaşma (cup/disc oranı) glokom açısından önemli bir bulgu olabilir.
Glokom tedavisinin amacı göz içi basıncını kontrol altında tutarak optik siniri korumaktır. Tedavi yaklaşımı kişiye ve hastalığın durumuna göre değişebilir.
Çoğu hastada ilk tercih edilen yöntem göz içi basıncını düşürmeye yardımcı damlalardır.
Bazı durumlarda lazer uygulamaları göz içi sıvı dolaşımını düzenlemek amacıyla kullanılabilir.
İlaç ve lazer tedavilerinin yeterli olmadığı durumlarda cerrahi yöntemler gündeme gelebilir.
Tedavi planı her hasta için göz doktorunun değerlendirmesi ile belirlenir.
Glokom çoğu zaman erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli göz kontrolleri hastalığın erken evrede tespit edilmesine yardımcı olabilir. Erken tanı sayesinde:
Özellikle 40 yaş sonrası bireylerin düzenli göz muayenesi yaptırması önerilir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.